Bugun...



Emine Erdoğan: Acilen önlem almazsak, yaşayacağımız çevre krizleri hayatı yok edecek

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 'Sıfır Atık' projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Emine Erdoğan, "Çocuklarımıza bir ekmeğin, bir bardak suyun, bir ağacın suyunu öğretelim. Acilen önlemler almazsak, yaşayacağımız çevre krizleri hayatı yok edecek" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 01-11-2018 21:52

Emine Erdoğan: Acilen önlem almazsak, yaşayacağımız çevre krizleri hayatı yok edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen  Sıfır Atık Zirvesi'ne katıldı.

Sadece Türkiye'nin değil, yerkürenin geleceğini ilgilendiren zirvenin  hayırlı neticeler vermesini dileyen Emine Erdoğan, sürdürülebilir bir yaşamın,  toprağın, suyun, iklimin, ormanın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına bağlı  olduğunu bu nedenle her birinin doğru yönetilmesinin hayati önem taşıdığını  belirtti.

Sağlıklı bir çevrede yaşamanın, herkesin en temel insan hakkı olduğuna  işaret eden Emine Erdoğan, bu hakkın sadece insana yönelik değil, ekosistemin de  gelecek nesillerin de bunda hakkı olduğunu vurguladı.

"TABİAT OLMADAN YAŞAYAMAYIZ"

Emine Erdoğan, "Bizden sonra gelecek olan nesillere, kaynakları  tükenmiş, yaşam şartları zorlaşmış bir dünya bırakamayız. Misafiri olduğumuz  yeryüzünü bize emanet edildiği şekliyle bizden sonrakilere bırakmak hepimizin  temel sorumluluğudur. Ne yazık ki modern insan, kendini doğanın hakimi  zannediyor. Oysa bizler doğanın sadece bir parçasıyız. Doğa biz olmadan  hayatiyetini sürdürebilir fakat biz tabiat olmadan yaşayamayız." diye  konuştu.

Küresel ısınmaya dair yakın zamanda yayınlanan bilimsel bir çalışmaya  göre dünyanın sanayi öncesi döneme göre 1 derece ısındığını ve bu ısınma sonucu  iklimde büyük değişikliklerin olduğunu anlatan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Deniz seviyesi yükseldi, buzullar erimeye başladı. Sera gazı  emisyonları bu şekilde devam ederse küresel ısınmanın 2050'lerde 1,5 derece  sınırını aşması bekleniyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Akdeniz'de tatlı su  kaynaklarının yüzde 10'a yakın azalması, yangınların yüzde 37 oranında artması  demek. Avrupa şehirlerinde sıcaklık kaynaklı ölümlerin yüzde 15 ile 22 oranında  artması demek. Buzullardaki erime sonucu deniz seviyesinin yükselmesi, sahillerde  yaşayan 400 milyon insanın büyük riskler altında kalması demek."

Sadece bu raporun bile acilen üretim ve tüketim kültürünün gözden  geçirilmesi gerektiğini vurguladığına işaret eden Emine Erdoğan, "Aksi halde,  sadece doğal yaşam ve türlerin kaybı değil, toplumların refahı ve ekonomisi de  geri dönüşü olmayacak şekilde etkilenecektir. Bu sebeple tüm dünya en hızlı  şekilde yenilenebilir enerji kullanımına yönelmeli. Yaşam tarzları yeniden  tasarlanmalı." dedi.

Sıfır Atık Projesi'nin de bu tasarımlardan biri olduğunu kaydeden  Emine Erdoğan, "Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüme girmesiyle  daha yaşanabilir bir çevre, daha güçlü bir ekonomi hedefliyoruz." ifadesini  kullandı.

Ekim 2017'de başlayan projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın  gayretli çabalarıyla güzel bir aşamaya geldiğini belirten Emine Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve bakanlık  binalarındaki çalışmanın dalga dalga tüm Türkiye'ye yayıldığını ifade etti.

Emine Erdoğan, "Sevinerek ifade etmeliyim ki uzun süredir  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne çöp kamyonu girmiyor. Personelimizi eğittik,  sistemimizi kurduk. Tüm atıklar kaynağında ayrıştırılarak azami geri dönüşüm  sağlanıyor. Bahçe peyzajlarımızda, organik atıklardan elde ettiğimiz kompost  gübre kullanılıyor. İnanıyorum ki, bu sistem yakın bir gelecekte tüm kamu  binalarında uygulanır hale gelecektir." diye konuştu.

"İŞ BÜYÜK ÖLÇÜDE BELEDİYELERİMİZDE"

Proje çerçevesinde, bir yıl boyunca, toplumun tüm kesimlerinden çok  güzel destekler aldıklarını, sanayicilerin, iş adamlarının ve üniversitelerin  kendi kurumlarında örnek sistemler kurduklarına değinen Emine Erdoğan, şunları  söyledi:

"Her birini çevre duyarlılıkları nedeniyle tebrik ediyorum. Şimdi iş  büyük ölçüde belediyelerimizde. Vatandaşlarımızın, evlerinde ayrıştırdıkları  atıkları, belediyelerimizin aynı mantıkla toplayıp dönüştürmesi gerekiyor.  Belediyelerin vahşi depolamayı terk edip, depolama veya yakma yerine geri  kazanıma odaklanması lazım. Atıkları, enerjiye veya komposta dönüştüren entegre  tesisler, tüm şehirlerimizde olmalı."

Japonya'da Kamikatsu adındaki bir kasabanın çöpünün yüzde 80'inin geri  dönüştürüldüğünü ve sadece yüzde 20'sinin depolama alanına gittiğini anlatan  Emine Erdoğan, buranın dünyanın sıfır atık kasabası olarak tanınan bir yer  olduğunu ve 2020'de yüzde 100 geri dönüşüm hedeflendiğini bildirdi.

Emine Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:

"Kamikatsu'nun başarısının sırrı, orada yaşayan herkesin bu  seferberliğe katılmasıdır. Çöplerini 45 ayrı kategoriye ayıracak iştiyaka  sahipler. Öyle ki plastik şişeleri plastik kategorisine koymadan önce üzerindeki  etiketi sökecek kadar aktif çalışıyorlar. Burada ilginç olan, vatandaşların  çöplerini 45 ayrı kategoriye ayırırken, birçok şeyin ne kadar gereksiz şekilde  paketlendiğinin farkına varmaları. Bu nedenle üretim yaparken, ürettikleri her  şeyin çevreye maliyetini düşünüyorlar. Dolayısıyla bireysel katılım, üretim ve  tüketimde seçicilik, bu işin dönüm noktasını oluşturuyor. İşte bu nedenle bizim  de 'kullan-at' kültürünü bir tarafa bırakarak, değişimi başlatmamız gerekiyor."

Bunun ilk aşamasının bireysel tutumlar olduğuna vurgu yapan Emine  Erdoğan, konuşmasında şu konulara işaret etti:

"Sistemler kurabilirsiniz fakat davranışları değiştiremezseniz sistem  de işlemez. Az önce Külliye'de kurduğumuz sistemden bahsettim. Şayet insan  unsurunu katmasaydık başaramazdık. Sıfır atık gönüllüleri ekibi kurduk, atık  kumbaralarını her gün kontrol ettik. Personelimizin sorularını sorabileceği  platformlar oluşturduk, yani davranışlara odaklandık. Biraz önce iklim  sorunlarından bahsederken, hepimiz bu sorunlarla bizim adımıza birilerinin  mücadele etmesi gerektiğini düşünmüş olmalı. Oysa her şey bizim gündelik  hayatımızda başlıyor. Endüstriler bizim davranışlarımızla şekilleniyor. Bireysel  talepler ve reddedişler belirliyor her şeyi. Mesela, plastik poşet yerine bez  ürünler kullanmak, atacağımız küçük bir adımdır ama sonuçları korunmuş ağaçlar ve  su kaynaklarıdır."

Dünyayı değiştiren şeyin, fikirler değil onları takip eden insanlar  olduğunu anlatan Emine Erdoğan, "Tek bir kişi olduğumuza bakmadan, inandığımız  yolda çevreci adımlar atmalıyız. Ürettiğimiz ve tükettiğimiz her şeyin tabiata ne  kadar büyük bedeli olduğunu hesaba katmalıyız. Sıfır Atık felsefesi, sadece  atıklar için değil, tüm kaynaklarımız için de geçerlidir. Su da bunların başında  geliyor. Gri su dediğimiz evsel atık sular da pekala peyzaj ve endüstride  kullanılabilir. Bazı ülkeler yüzde 70 oranında bunu başarıyorlar fakat biz yolun  çok daha başındayız." dedi.

Sıfır Atık Projesi ile ilgili çalışmalarının kendilerini gıda israfı  ile de yüzleştirdiğini ve zirvenin bir oturumunun da bu konuya ayrıldığını  aktaran Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu öylesine önemli bir konu ki, bir ekmeğin israfı, bir ekmekten öte  bir şeydir. Basit bir hesapla 1 kilo ekmek için 1,6 litre su harcandığını  düşünelim. Yılda 6 milyon ekmek israf edildiğinde, bu yaklaşık 880 milyar litre  suyun da boşa harcandığı anlamına geliyor. Oysa ekmeği alırken, bölerken, yarım  bırakıp sofradan kalkarken bu bedelleri düşünsek ekmek gözümüzde çevresel bir  değere de dönüşmez mi? Basit önlemlerle benzeri israfların önüne geçebiliriz.  Unutmayalım, israf ettiğimiz gıdaların sadece üçte birini kurtarsak dünyada açlık  diye bir sorun kalmayacak.

Ben buradan özellikle kadınlarımıza seslenmek istiyorum.  Çocuklarımızın bilincini öncelikle sizler inşa ediyorsunuz. Çocuklarımıza bir  ekmeğin, bir bardak suyun, bir ağacın değerini lütfen öğretelim. Yiyeceklerin  tarladan sofraya uzanan öyküsünü onlara anlatalım. Öğretmenlerimiz, uğrunda  şehitler verdiğimiz toprağımızın kıymetini tüm yönleriyle çocuklarımıza  öğretsinler. Hayatın, emeğin değerini bilen nesiller olsun. Şayet acilen bazı  tedbirler almazsak, yaşayacağımız çevre krizleri, hayatı tüm yönleriyle yok  edecek. Öyle ki hayattan aldığımız ilhamın da sonu gelecek."

"Van Gogh'un eserlerini her gün çıktığı uzun doğa yürüyüşlerine  borçluyuz." diyen Emine Erdoğan, "Ressamlara, şairlere ilham veren tabiatın yok  olduğunu düşünün lütfen. Belki de gelecek nesillerimiz, Orhan Veli'nin 'Gemlik'e  doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma' dizelerini okuyup, 'burada deniz mi  varmış' diye şaşıracaklar. Yine şairin 'Hava bedava, bulut bedava' dediği  dizeler, yarın bize bir ütopyadan bahsediyor olacak. Umuyorum ki bunların hiçbiri  olmaz. Masmavi gökyüzü, zümrüt yeşili deniz ve bol oksijenli ormanlarıyla  bugünkünden daha güzel bir ülke bırakırız gelecek nesillere." ifadesini  kullandı.

Konuşmasının sonunda Sıfır Atık Projesi'ne ilginin katlanarak artması  temennisinde bulunan Emine Erdoğan, "Kurumlarında sıfır atık sistemini kuran tüm  yöneticilere takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Medyamızın çevre konularında  toplumsal alışkanlıkları değiştirecek katkılar sunmasını diliyorum." dedi.




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 134 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI